22 Eylül 2014 Pazartesi

Sosyal medya manyakları

Cumartesi 7,5 saat süren kemoterapimiz bitip eve geldik.
Meleğim ablam poğaça ve çay yapmıştı, biraz yedik.
Yatıp dinlenmeye başladım. Yaklaşık 1 saat sonra acaip bir kalp çarpıntısı ile 10 dakika boğuştup, ha geçer ha geçer diye kimseye söylemedim. Fakat geçmeyince ilaç içip beklemeye başladım ancak çarpıntıya bir de nefes darlığı da eklenince doğru acil servise gittik.
Ekolar vs klasik oldu artık, biraz düzelince müşahade odasından gözlem odasına alındık. Bizden başka 2 çift vardı. Bir erkek yatakta yatmış, elinde telefon bıt bıt bıt yazıyor. Yanındaki başı kapalı hanımda da başka telefondan bıt bıt bıt o da yazıyor. Fotoğraf çekiyor ve malum yere yüklüyor. Adam eşine "Abim o halde bile resim mi çekiyorsunuz diye yorum yazmış" diyor, kikirdiyorlar!
Ulan sen canınla uğraşmıyorsun demek ki fotoğraf çektiriyor, yüklüyor, yorumları okuyorsun.
O abin olacak gerizekalı da telefon açıp "neyin var" diyeceğine sana yorum yazıyor!
Allah'ım ne kadar sinir oluyorum bu sosyal medya manyaklarına!
Yanında yöresinde yardıma muhtaç olana el uzatmaz, sosyal medyada her yardım kampanyasını paylaşır, etrafındaki sokak hayvanlarına bir tas su, artan yemeklerden kapısına koymaz, hayvanlı video paylaşır!
Biz ne ara bu kadar berbat ve duygusuz ve ruhsuz olduk??
Artık kedi g.tünü görmüş insanların iyi bir haltmış gibi hastanede fotoğraf çektirmesine gıcık oluyorum! Lütfen yapmayın! Canı ile uğraşan biri, ağrısı olan biri, derman arayan biri varken ottan boktan serum bağlandı hastane yatağındayım vs gibi resimleri paylaşmayın!!
Gerçekten duyarlıysanız en azından evde artan yemeği çöpe atmayın, kapının önüne bırakın. Hergün taze su koyun, sokak canlılarına hiç değilse böyle sahip çıkın.
Etrafınızda yardıma muhtaç biri varsa onunla ilgilenin ama bunu sosyal medyada poz verip yapmayın!!

2 yorum:

Tuna dedi ki...

O kadar doğru söylüyorsunuz ki.Hastane yatağında serum bağlanmış ya da bağlanmamış bir halde kendi resmini çekip,sosyal medya da yayınlayan zaten yeteri kadar hasta değildir ve canıyla uğraşmıyordur ya da gerçekte ruhsal olarak rahatsızdır.Hayati risk taşısın ya da taşımasın ,hastane yatağından resim paylaşmak hangi akla mantığa uyuyor bilemiyorum.Bu insanlar ne düşünüp bu resimleri paylaşıyorlar anlamak zor. .Sosyolojik ve psikolojik açıdan incelenmesi gereken bir konu aslında.Aynı şekilde göstermelik hayvan sevgisi,çevre duyarlılığı vs... de.Hayatında bir kediyi yakından görmemiş,bir köpeğin masum gözlerine bakmamış birisi çıkıp hayvanları korumayla ilgili yorumlar yapıyor,doğayı korumanın önemine değiniyor.Tabii gerçek hayvanseverlerin ve çevre dostlarının yazdıklarını tenzih ederim.
Kemoterapi dönemlerinde yaşanan bu zorlukların bir an önce bitip ,en kısa zamanda eskisinden de daha güçlü bir şekilde sağlığınıza kavuşmanızı diliyorum.

nurtenbegendi.blogspot.com dedi ki...

Ben hastanede çalışıyorum. Acilde çalışan arkadaşlarla zaman zaman bu konu hakkında konuşmuşuzdur. Acile gelenlerin önemli bir kısmı acillik vaka değildir zaten. Üstelik onlar çok bilmiş olduklarından hem hakiki acillerden rol çalarlar, hem personeli oyalayarak canını çıkarırlar, hem de olmazsa cıngar çıkarırlar. Bir arkadaşım anlatıyordu. Çok seneler önce, gece bir trafik kazasıyla (veya bir kalp krizi vakası da olabilir, bizde hikaye çok) parmağı "uf" olmuş bir hatun aynı anda acile gelmişler. Elbette o hanımın da canı yanıyordur ama her halde önceliği olan vatandaşın canını kurtarılmaya çalışılırken beklemek durumundadır. Neyse, sen benim kim olduğumu biliyormusun aşamasında, bizim personel "hanımefendi çok haklı, açılın kenara" deyip gerekli hassasiyeti göstermişler ve çok da gerekmeyen bir müdahaleyle canını azıcık daha yakmışlar. Aslında dikiş atılmadan kendi kendine kapanacak kesiğe güzel bir muamele geçilmiş. Ben doktor veya hemşire değilim ama dinlediğimiz çoook hikayeler var. Hepsinde de acil kavramının bizim insanımızda oturmadığı, acil edebinden bir şey bilinmediğine dair. Sevgilerimle.