12 Temmuz 2017 Çarşamba

Herkes tatile gider de biz gitmez miyiz?

En son tatili 3 yıl önce yapmıştık- ki o tatilde 17 yıldır gittiğimiz ilk tatildi- kemoterapiler, radyoterapi derken bu sene hazır kemoları ilaçla alırken tatil için Ocak ayından yer ayırdım.
Evde bir ön ergen olunca bu sene tatilde İdoş bizi inşallah rahat bırakır diye umut ediyorum. En son tatilde "Ben tv izliycem, ben havuza giricem, sıkıldım, bana arkadaş bulun" diye bizi yemişti. Bakalım bu sene neler olacak?











 Bir ön- ergeni oyalamak kolay mı sanıyorsunıuz? Bahçede kankileri ile oynuyor, tablette oyun oynuyor, hatta arkadaşları ile internet üzerinden oyun oynuyor, Barbie evini kurduk, 3 gün oynadık, eski kitaplarını, kıyafetlerini ayıkladık, oyuncaklarını ayıkladık. Bir an tüm oyuncaklar evdeyken hali hazırda gözünde olan yaşlar yanaklarından süzüldü. "Ben onlara çok bağlanmıştım ama" dedi.Bende ihtiyacı olanlarla paylaşmamız gerektiğini söyledim. "Yardım" lafı olunca pamuk kalbi hemen yumuşadı. Kuzeni ve halası ile sinemaya gitti, kuzeninin hatırına Transformers'a girdi.
Bugün de halanın havuzunda onlar kuzeni ile yüzerken - tabii başlarında enişteleri gözetiminde- biz halası, ablam meleğim ve Saadet teyzesi ile kapalı pazarı alt üst ettik. Parayı kökünü söktük, şapkalandık, babaya da bir şeyler aldık, İdoş'a da tabii. Pazartesi tatilimiz başlıyor, bize dua edin e mi?

Bu arada kemoterapi hapı 5 ay içtikten sonra ayak tabanımda soyulmalar - ki bastığım zaman sanki ayaklarım buluta basıyor gibi ama ağrıyor ama beni en çok zorlayan ellerim ve donuk omzum.
El parmak uçlarındaki kurumalar ve acılar. Her hangi bir şeyi tutamıyorum, bazen elektrik verilmiş gibi oluyor ve aniden bir acı giriyor.



 Her gün sabah akşam kremler, vazelinler sürüyorum ama kar etmiyor.

Şimdi konuk yazarımız İdil hanım sizlerle.
"Selamlar nasılsınız bu arada şimdiden söyliyeyim yukarıda tablette gözüken oyunun ism Dan The Man yüklemek isterseniz ücretsiz tablette oynarken baya bir zaman geçiriyordum hala öyle şimdi size başımdan geçen iki olayı yazmak istiyorum
   

1:Bir iki ay önce binanın kedisi doğum yaptı kendisi bana ve eski arkadaşım tuğbaya güvendiği için yavrularını bize bırakırdı annemler hastane dönüşü arabanın içinden bizim iki kedicik çıkmasın mı annemler getirdi baktım bizim kediler sevdik bir gün baktık anneleri terk etmiş biz baktık onlara ben 2 örtümü de onlar için kullandım sıcak diye kalın olan bende olan pembe örtümün içinde kıvrılıp top olup uyuyorlardı taa ki bir kadın gelip onları alıp uzaklara atıp gidene kadar birdaha da onları görmedim.



2:eski arkadaşım dememin nedeni ise artık onun hakaretlerine dayanamıyorum devamı yarın iyi geceler :*













28 Haziran 2017 Çarşamba

instag.ram ya da "mış gibi hayatlar"

Uzun zamandır instagr.am hesabı açmaya direndim. Sonra açtım ve alış veriş rekorlarımı kırdım. Bir süre sonra her şey yerine oturdu. İnsanlar kendi yaşamlarını daha zengin, daha havalı, daha başka göstermekte sınır tanımıyor ve giderek dozu arttırıyordu. Aynı koltuğun farklı açılardan çekilen fotoğrafları hep aynı tarz yorumlar
"şunu nerden aldınız" "keşke benimde böyle balkonum  olsa"
Bir de tanımadıkları insanlara "aşkım, balım, canım" diye hitap etmeler,
Sahte mütevaziliklerle yemek, içmek ama ille de kahve fotoğrafları.. Profillerine muhakkak "sunum severler " eklemek ve "no men" ilavesi... Zannedersin İran.
Zaten erkekler mizah vs tür ile ilgileniyor. Hiç kahve fincanı, tabak çanak seven erkek görmedim.
Ya sofralar? Bir ara iki yaşlı İtalyan ahçı kendi yemeklerini tanıtmak için bir yemek programı yapmışlardı. Mesela peynirleri meşhur bir bölgeye gidince hemen yerel bir yemek pişiriyorlardı. Bir gün yemek dünyasının oscarı diyebileceğimiz, büyük prestiji olan Michelin yıldızlı bir otele gittiler, önceden rezervasyon, son derece şık bir restoran, manzara mükemmel. Sıra geldi yemeğe, tabak geldi sofraya ,hiç abartmıyorum 2 tane yenebilir çiçek, gaz dumanı çıkaran kuru buz-sanırım- ve yanlarda sos dolaştırılmış. Bu iki ihtiyar yemeği yeyip çıktılar. 4.000 EUR para verdik aç kaldık dediler ve gidip makarna yediler tıka basa. Burada da o hesap renk renk tabak çanak bu arada bu tabak çanakların resminin üstünde nereden aldıklarını etiketliyorlar. Yani reklam, kendi paranla almadığın bir şeyleri yağlayıp yıkıyorsun. Bir de malzemeleri satanlar var. Misal, etnik elbise alacaksın, bu tarz hesaplarda zayıf birinin üstünde ürünün resmi çekiliyor ve alacaksan dm yazın diyor. Ulan dedim bu dm ne? Google amcaya sordum da öğrendim. Direct message yani direk mesaj, dm diye verdiği no'ya whats up'dan yazıyorsun istiyorsan adresini yazıp elbiseyi sana kargo firması ile yolluyorlar. Bu arada beden, renk ve fiyat belirtmediğinden yüzlerce mesaj geliyor, yorum bölümü kabardıkça kabarıyor.
Sen şunu açık açık yazsan belki 1 belki 2 mesaj gelecek ama bu gizemli tür satışlardan bıktığımdan almaya çalışsan da vazgeçiyorsun.
Sonra evlere bakıyorsun hep aynı şeyler "iskandinav tarzı", "country tarzı" "retro tarzı" . E, ama bu tarzlar hep aynı mı? Tabii ki değil ama bizim insanımız bilmediği konular hakkında ahkam kesmeye bayılır. Misal koltuk takımı resmi koymuş, bizimkiler hücum etmişler yorum atmaya.
Bir kısım bal dudaklar "canım, aşkım,balım, ne güzel koltuklar, halına da bayıldım nerden aldın" cılar. Diğer kesim ise zannedersin Mimar Sinan Üniversitesinde iç dizayn-dekorasyon masteri yapmış. "O halı ,o koltuğa uymaz, iki soft renk, birbirini boğar, zıt renk kullanılmalı, orta sehpayı hiç beğenmedim, konsol yok mu" gibi yorumlar. Öteki grup ise kendi evinde de o eşyanın olduğunu muhakkak söyler ve ne kadara aldınız der, gelen cevaba da" ben daha ucuza aldım" lafını yapıştırır.
İmza: Hesabını kapatıp kapatmamakta kararsız insan , yani ben

15 Haziran 2017 Perşembe

Karne sonrası

Karne hediyesi olarak paten isteyen zottik, paten ve aksesuarları gelene kadar beni yedi bitirdi. "Sence ne zaman gelir"
"Sence gelince nasıl kayarım"
"Sence bahçede kayabilir miyim"
"Sence babam beni sahile götürür mü"
vs vs
Paten geldi, evin içinde kullandı, kendini yetiştirmeye çalıştı. Sonra bahçede kankisi ile sürdü. Giderek iyileşti, tatil olduğu için günlere geldi, salıncaklarda sallandı. Arkadaşları ile tabletten online oyunlar oynadı.
İşte atom karıncam.


Eski fotoları bulunca nostaljik hislerle onlardan en sevdiklerimi arşivleyeyim dedim.