17 Ocak 2017 Salı

Yetki devri

İdil doğduğunda çalışıyordum, anneme bakan hanım İdil'e de bakmayı teklif edince annemle birlikte oturmaya başladık. Önce kışın annemde - merkezi sistem kaloriferi olduğundan- hem o hem biz ısınma bedeli ödemeyelim diye, yazın bizim ev daha serin olduğundan, bizde kalmaya başladık. Sonra evleri komple birleştirip birlikte yaşamaya başladık. Evde emrine amade 2 kadın + teyzesi ile İdil pohpohlanarak büyüdü.  Oyun mu oynamak istiyor, hemen biz oynamaya başlarız. Bakkala mı gitmek istiyor, hemen bakıcı veya ben İdil'le bakkala giderizz.
Derviş eski moda bir babadır. Çukurovalı olduğundan hemen sövmeye başlar, kızdı mı aşırı tepki  gösterir, gören duyan bu adam bizi duvardan duvara atıyor zanneder, halbuki pamuk gibidir. O dönem Bahçeşehir'de çalışıyordu. Sabah 06.30'da çıkar, şanslıysa akşam 21.00'de eve gelirdi. Dolayısıyla İdil'in babasıyla çok teşvik-i mesaisi olmazdı.
Hafta sonları alışveriş sırasında her hafta ama her hafta İdil oyuncak mağazasına bakmak ister,  Derviş sinirlenir,  mutlaka her hafta kavga ederlerdi. Derviş bağırır, İdil ağlar, o ağladı mı Derviş daha dellenir, bir meydan muharebesi başlardı.
Bir süre sonra İdil'i alışveriş için ben ayrıca götürüyordum, canı istediği gibi oyuncakçıları gezer, sinemaya girer, yemek yer, bir güzel vakit geçirirdik.
Sonra benim hastalanmamla işler değişti. Derviş 2 yıl işten ayrılıp benimle ilgilendi. İdil babasına doydu. Sonra Kozzy'ye yakın işe girince akşam en geç 19.00'da evde olduğundan birlikte vakit geçirmeye başladılar. Eskiden yaptığım pek çok şeyi yapamadığımdan artık vicdanen kendimi rahatlattım ve yetki devri yaptım. Alışverişe ikisi beraber gidiyor ve kan çıkmıyordu. Bir şekilde anlaşıyorlardı. Bana bir şey için sorduğunda, mesela "tableti arkadaş toplantısına götürebilir miyim?" dedi mi hemen "babana sor" diye sorumluluktan sıyrıldım. Hem kendimi rahatlattım, hem İdil babasıyla nasıl anlaşacağını öğrendi hemde Derviş  çocukla nasıl başa çıkabileceğini gördü.
Hanımlar burdan size sesleniyorum, bırakın sorumluluklarınızı paylaşın, babayı da terbiyeye katın, hiç merak etmeyin herşey yoluna giriyor. Kadınlar her zamanki gibi mükemmeliyetçi olduğundan her zaman kendini eleştirir, kendine bir sürü eziyet eder. "Şunu eksik yaptım,bu çocuk benim başarısızlığım yüzünden böyle" diye kendini yer bitirir. Halbuki erkekler öyle analiz bilmem ne, öyle bir dertleri yok. "Hayır"diyor ve sonrasında çocuk ağlasa da hiç dert etmiyor. Çocuk ta durumu tarttığında babadan vicdan meselesi ile bir şey elde edemeyeceğini anlar ve mevzuyu uzatmaz. Sen sağ, ben selamet.....

11 Ocak 2017 Çarşamba

Karlar düşer, düşer ağlarım

Ben kar sevmem. Hatta bana bedava Uludağ tatili verseler istemem.
Günlerdir hevesle kar bekleyen İdil, okullar da tatil olunca delirdi desem yeridir.
Yarabbi, gece 2'de kalkıp pencerede kar beklemek, ilk kar görününce perdeleri ardına kadar açmak,  aşağı kar oynamaya ne zaman ineceğiz diye kankisinin annesini telefonla taciz etmeler v.s.
Fekat, kahpe kader onu ve anneanneyi gribimsi bir hastalığa yakalattı. Öksürüyorlar, afedersiniz b.algam var, ateş İdil'de var, midesini bozduğu için kusuyor, anneanne ise nefesini zor alıyor.
Tabii bu hastalık sebebiyle dışarı çıkması yasaklanınca "Tek isteğim kar'dı, Şimdi ne yapayım? Ne güzel yağıyor,ama ben elleyemiyorum bile." diye isyan içinde boncuk boncuk ağladı. Hadi dedim klimanın üstümdeki birikmiş karla 10 dk oyna, yeterli gelmedi, anneanne ile ikisi camın önünde kar seyrettiler.


 Sonra anneanne oturmaktan yorulup koltuğuna yatınca bizim kuzu koltuğa resmen tüneyip sessiz ağlamalar devam etti. Sonra iki koltuğu birleştirip yatak yaptı, bana da ayıcığı ile kendine kitap okutturdu. 15 sn geçmeden sızdı. 3 saat uyudu.





Sonra uyandı, koltuğu gene pencereye dayadı ve üzgün üzgün oturup ağladı. 2 gün dışarı çıkarmadım, düzelir gibi olunca 3.gün 30 dk. oynadı arkadaşlarıyla ve benim vicdan azabım nihayete erdi. Ulan kar, bir daha gelme. Zırıl zırıl ağlayan çocuk istemiyorum. Mütemadiyen "Ya kar biterse? Ben oynayamadan biterse ne yaparım? diye bütün gün mızırdanan bir çocuğa katlanamam.



31 Aralık 2016 Cumartesi

2016 yılbaşımız

2017 ye böyle girdik, Day'cım ve Zerra'cım okul arkadaşları ile buluştukları için ayrı kutladık.
Bizim kuzunun hediyesi mektup ve resimdi.






 Bunlarda biz;









 
 Ve yılbaşı Day'cım ve Zerra'cım

HEPİNİZE MUTLU YILLAR


30 Aralık 2016 Cuma

Mutlu yıllar

 İdoşum'un yeni yıl kartındaki gibi
Güle güle 2016, son üç senede olduğu gibi senden hiiiiiç memnun kalmadım.
Hoşgeldin 2017, senden beklentim tüm ailem,tüm hastalar ve kendim için sadece sağlık.

Ben genelde tv seyretmem, bilgisayarde film, dizi izlerim, kitap okurum. Bu sabah elektrik gene kesikti dolayısıyla internet yoktu. Bilgisayardan sevdiğim şarkıları açtım, yanımda sıcacık çay, güzel bir kitap. Yarabbim sen sağlık ver. Huzur zaten var, aile sevgisi zaten var. Evlat sevgisi ve sağlığı - sonsuz kere şükürler olsun -zaten var, bir ben kaldım hasta olan. Şifa ver Rabbim.

Sevgili dostlar, blog dostlarım, 2017 herkese SAĞLIK, BOL KAZANÇ, MUTLULUK, BARIŞ dolu olsun. 20 YAŞINDA gençler ÖLMESİN, hiçbir anne AĞLAMASIN, BARIŞ OLSU N VE TERÖR BİTSİN. HERKESE İYİ SENELER.

22 Aralık 2016 Perşembe

Kid.zania'dan payıma düşen

Bizim hatun geçen sene 5.sınıflar Kid.zania'ya gittiğinde gidemedi diye üzülmüştü. Teyzesi hemen onu da götürdü. Bu yıl gezi daha duyulur duyulmaz hemen kayıt yaptırdı, parasını ödedik gününü bekledi. Teyzemiz "Çok kalabalık oluyor orası, ya kaybolursa çocuk" dedi ve o metro ile gidip İdil'le Kid.zania'nın girişinde buluştu. Okul hayatında hiç servis minibüsü yada servis otobüsüne bimemiş İdil, okulun ayarladığı servise bayılmış. Eşyalarını serviste bıraktırdıktan sonra oyun yerine girmiş. Bu sınıfta daha yeni olduklarından daha kimseyle çok samimi olmamış. Tek başına da sıkılmış, 11.30 gibi teyzesini aramış- ben lazım olursa diye kendi telefonumu vermiştim- beraber yemek yemişler, bize de sipariş verdiğim yemekleri alıp 14.00 olmadan eve vardılar. Tam bir haftadır "Sana ne yapayım anne? Parfüm mü, jeli.bon mu? Parfüm neli olsun, meyveli mi çiçek mi? Jeli.bon neli olsun? Hangi meyve sulu olsun?" diye diye beni bayıltmıştı. Orda geçen sene de onları yapmıştı, 1 ufak paket jeli.bon getirmişti, bu sene ise ne kadar getirdi dersiniz?

Yanlış anlaşılmasın sadece 1 adet,ben 2 kere resmini çektim.

Bu sene ağaç süsleyip koyma kısmında geç kaldık, İdil'in neşe cıvıltıları içinde kendi başına kurduğu ve süslediği ağaca hatta Barbie'leri bile süs olarak koydu.


 2017, bu sene kesinlikle hastalık İSTEMİYORUM, saçımı kuaförde kestirmek İSTİYORUM, fıldır fıldır gezmek , İstiklal'e, Kadıköy'e, Eminönü'ne gitmek İSTİYORUM, kuzumun okuluna gidip kızımı okula bırakıp okuldan alabilmek İSTİYORUM, canım sıkılınca kendi kendime merdivenleri inip çıkabilmek İSTİYORUM. Derviş'imi kapıda karşılamak İSTİYORUM, ONA GÖRE!!!


11 Aralık 2016 Pazar

İdil 11 yaşında

Her ne kadar son üç yıldır buruk kutlasam da konu İdil olunca akan sular durur.

Kızım ne şanslı ki çok ama çok sevgi dolu bir aileye sahip. Koca koca insanlar işini gücünü bırakıp onun için bir araya geliyor ve onu mutlu etmeye çalışıyorlar. Babanın "oyuncak" yasağını sadece kankisi Tuğba kırdı. Öğlen ana sınıfından beri birlikte olduğu arkadaşları 8 çocuk , 1 bebek, anneleri, teyzemiz, eski ve yeni bakıcılar toplam 18 kişiydik.
Akşam aile fertleri, daycımlar, ablamlar,halamız, Cansu ablası ve Gencay abisi toplam 14 kişiydik.
Bakıcılarımız sağolsun tüm hizmeti yaptı, ablam meleğim tepsi tepsi yemekler yaptı, akşam Zerracım yemek getirdi. Bende el el üstünde oturdum.
Birlikte, sağlıkla kutlayacağımız nice yıllarımız olsun aşkım.

Daycım anneme masaj yaparken











  Çocukların sofrası





Deidası ile



 

 Dostlarla

Akşam aile partisinde







 

 Benim boncuk kuzum,  akıllı kuzum, kuşları kafese kapattı diye kuşlardan özür dileyecek kadar kibar kızım ömrün uzun, sağlıklı ve dileklerinin gerçekleştiği nice yılların olsun,seni çok seviyoruz.