28 Haziran 2015 Pazar

Hep destek, tam destek dediğin böyle olur

Gene kemoterapi başlayınca saçlar avuç avuç elime gelmeden traş ettirmek istedim.

Cuma günleri temizliğe gelen Esma'mıza rica ettim. 2 erkek annesi olarak traş bile elinden gelen Esma'mız , İdil arka bahçeye oynamaya gittiğinde saçımı kazıdı.
Bir yandan da "Senin yüzünden kuzum bana küsüyor, yine annemi kelleştirmişsin diye bana fırça atıyor" dedi.

Akşam yemeğe çağırdığımız kuzu yemeği babası ile mutfakta yedi, yanıma gelmedi. Ben yanına gittiğimde gözler yaşlıydı ve hiç yüzüme bakmıyordu. Kucağıma aldım, belki yarım saat daha yüzüme bakmadan ağladı.
"Ben senin saçlı halini daha çok beğeniyorum" diye ağladı. "Bende saçlı halimi seviyorum ama ne yapalım? Gene uzayacak, hep uzuyor ya" dedim.
Sonra "Seni üzmek istemezdim ama ne zaman iyileşeceksin?" diye sordu.

Bir anne olarak en zorlandığım şey.
Yalan söylemeden büyütüyorum, önce hayır diyorsam sonra asla evet demiyorum ve söz verdiğim şeyi muhakkak yapıyorum ama bu soruya verilecek bir cevabım yok...
Allah bilir deyip Allah'ı insanlara hastalık ya da kötü şeyler veren olarak sevmemesini istemiyorum. O yüzden cevabı benimde bilmediğimi, elbet iyileşeceğimi ama zamanını kimsenin bilmediğini söylüyorum.
Bugünde canım Derviş'im gidip kafasını kazıttı. Annem "Oğlum sen niye kırptırdın saçını?" diye sorunca
"Avradıma hep destek, tam destek" demez mi? Akşam sokaktan toplanan İdoş ise bu sefer ağlamadı ve bizimle resim çektirdi.










21 Haziran 2015 Pazar

Babalar günümüz

Bu sene babalar günümüzde klasik İdil mektubu, gümüş yüzük ve tesbihi elinden düşürmez Derviş babamıza oltu taşı tesbih aldık sonra akşam Marina'ya yemeğe götürüp bir de Adana'lıya kebap yedirdik. Rabbimden sadece sağlık istiyorum bundan sonra. Sağlıkla bir arada olalım, başka bir şey istemiyorum.














 Gerçi babası hayatta olmayan benim gibiler için hep eksik ve yarım kutlanıyor böyle günler ama çok gururluyum ki böyle bir babanın kızıydım, benim mükemmel bir babam vardı ve yaşarken sevgimizi hep gösterdik. O bakımdan hiç "keşke"m yok ama özlemi çok ama çok büyük.... Rüyalar yetmiyor...
Umarım anneliğimi onaylıyordur, onun yarısı kadar olsam başka şey istemem..


12 Haziran 2015 Cuma

3.sınıfı da bitirdik

Zaten 1 haftadır evde yatan zottik bugün karne aldı.















 Yine beni gururlandırdı. Darısı Cambrigde mezuniyetlerine inşallahhh.

29 Mayıs 2015 Cuma

Haberler kötü ama biz iyiyiz

Sevdi anacım beni bu pis hastalık. 6 ay geçiyor, gene tekrarlıyor. Yeni odaklar çıkmış kemik ve karaciğerde... Doktora "daha ne kadar yaşarım"  , "bu kemik ve karaciğer beni öldürür mü, süründürür mü" , "Ben böyle sürekli 6 ayda bir kemoterapi mi göreceğim" mealinden sorularım itinayla geçiştirildi. Derviş bana kızdı "bizim bu hastalıkla yaşamayı öğrenmemiz lazım, neden şimdi karalar bağladın? En önemlisi moral değil mi? Gene yeneceğiz ve bu son olacak" dedi.
İkinci  bir fikir almak için bir başka doktora gittik.Aynı soruları ona da sordum.
Bana, karaciğerin 1/3'ü bile kalsa bana yeteceğini, kemiklerimde ağrı olmamasının çok iyi bir sonuç olduğunu, 3 kez bu hastalıkla savaşıp yenen çok çok çok az insan olduğunu, tekrarlamak işini Allah'tan başka kimsenin bilemeyeceğini ama bu belirtiler ve başka organlara sıçrama olmadığı için hiç moralimi bozmaya neden olmadığını söyledi. Bir parça rahatladım.
Kemoterapiyi kızın karne aldığı güne göre saçım dökülmeden öncesi tarihe ayarladım.
Sonra da başladık gezme planlarına.
Önce arkadaşlarla kahvaltı, bugünde ablam meleğimle geleneksel yıllık Eminönü çıkarmamızı yaptık. İdil'e "yoruldum, sıkıldım" derse hiç gelmemesini söyledim, söz verdi ve sözünü tuttu.
10.30'da başlayan gezme 16.45'te bitti.
Ben doğaltaş aldım, İdil ise gümüş nazar boncuklu bileklik, Barbie parfüm, Monster High'lı şemsiye ve parmak arası terlik, pembe saat, Elsa'lı taç aldık.
Geleneksel Namlı Şarküteri yemeğini de yedik ama bu sefer soğuk sandviç yerine kumru yedik ve vapurda martılara ekmek yedirdik yorgun ama çoooookkkkk mutlu eve döndük. İşte fotolarımız.