potuklu günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
potuklu günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2014 Salı

O kadar zormuş ki...

10 günü geçti sen gideli... Geçen sene ameliyat sonrası bakım için de senden ayrılmıştım ama bu sefer dönmedin, dönemedin...
Hala ayağımı biryere atarken dönüp aşağa bakıyorum orda mısın diye. Alışmışım yürürken önüme bakmaya, sana çarpmayalım diye.. O kadar zormuş ki sensizlik....
Dizlerimin arasında yatan sıcak varlığın olmadan hiçbir şey eskisi gibi değil. Yere birşey düşürsek hala çabucak almaya eğiliyoruz, sanki sen varsın da yiyeceksin gibi...
Hala ara ara ağlıyorum biliyor musun?
Evde sana ait ne varsa artık yok. Mama kabın, su kabın, kuru maman Derviş'in işyerindeki köpeğe gitti. Son zamanlar hiç oynamadığın toplar çöpe.. Yattığın battaniye yıkandı, kafana yastık yaptığın peluş terliklerim atıldı. Evdeki her salyalı şey yıkandı, kokun yok artık. Son zamanlardaki feci kokun yüzünden sana "ceset herif" diyorduk ama bu kokuyu bile özledim be annem....
Bir yanım hemen bir can daha evlat edin, büyüt diyor ama diğer yanım dur hele diyor.
Akşamları yürüyüşe çıkmamak, sabah uyanır uyanmaz o üzüm gözlerini silmemek o kadar garip geliyor ki...
Hep seninle burdan taşınmak, bahçeli evde senin koşturmanı seyretmek hayalimdi, o hayal artık sensiz..
Ahhh be güzel oğlum, seni çok çok çok özledim..

13 Temmuz 2014 Pazar

Canım oğlum melek oldu...

2 aylıkken bana gelen, bakıp büyüttüğüm, ilk göz ağrım, tüylü oğlum bugün melek oldu.
Son olarak öptüm, bize yaşattığı tüm o unutulmaz 13 sene için hakkını helal et oğlum...
Bu dünyada karşılıksız ve katıksız sevgiyi senden öğrendik. Sana herşey için teşekkür ediyorum. Asla unutmayacağız seni. Derviş bile ağladı ardından...
Birgün cennette kavuşacağız canım oğlum, hakkını helal et...



18 Mayıs 2014 Pazar

Balkon sezonunu açtık




Dün itibarıyla balkon sezonunu açmış bulunmaktayız.

Ben balkonu kullanmaktan yanayım. Balkonu ardiya gibi kullanmayı hiç sevmem.
Bu eve ilk taşındığımız yıl, daha çiçeklere merak salmadığımdan plastik çiçekler ve fenerler vs ile balonu güzelleştirmeye çalışmıştık. Sonraki senelerde annemin ısrarlarıyla "dayanıklı olan" sardunyalarla dolu bir balkon yaptık. Fakat kardeşim bu sardunyalar hiç mi açmaz? Bizimkiler 3 sene hiç açmadılar.
Bu sene annem ablamdayken fırsat bu fırsat diyerek açmayan tüm sardunyaları söküp yerine başka çiçekler diktim. Annem önce kızsa da şimdi bayılıyor çiçeklere. Ama artık tek sorumlu bahçıvan olarak kendisinin en ufak müdahalesine izin vermiyorum. Bu seneki açılışı güzel bir kahvaltı ile başlatayım dedim. Süslü sofra hazırladım, ahanda aşağıda.
Ne oldu dersiniz? Biri dedi ki "Ay, benim yumurtam cıvık olmamış!", öbürü dedi ki "Ben bu k.ç kadar fincanlarla çay içemem", bir diğeri dedi ki "O porselen çaydanlıktan çay buz gibi olur, ben içmem!"  Hey yarabbim!
 
İşte bu vıdı vıdıcı tipler yiyip, içip köşelerine çekilince bende çiçekleri size göstermeye fırsat bulabildim.
Ortancam ve gülüm
Karanfilim
 Papatyam
 Sardunyam
 Adını bilmediğim
 Top sardunyam
 Temizliğe gelen Esma'mızın getirdiği, yılda bir kez Mayıs'ta çiçek açan- onun da adını bilmiyorum-

Begonyalarım ve adını bilmediğim diğer çiçeğim


 Kapıdan görünüşler 1 ve 2



Ve bu kımıl zararlıları, memnuniyetsizler çekilince, evin en sessiz ve az zahmetlisi kendini temiz havaya attı.

Hadi bakalım, bahar hoşgeldin!

3 Mayıs 2014 Cumartesi

Bahar rehaveti

Bahar rehaveti çöktü bize.

İşte tüylü oğlumun halleri.




Benim son hallerim, saçlar daha bir çıktı, kaşlar çıktı, kirpikler halen tam uzamadı ama zamanla inşallah.

Bugün de Herceptin günüydü, bu ilaçta serumla birlikte veriliyor ve feci bir baş dönmesi, halsizlik, ishal, çarpıntı ve nefes darlığı yapıyor. Ablam meleğim gene sabahtan gelip bizim zottikle Pamuk'u doyurdu, bana nefis poğaçalar yaptı, sağolsun. Ablam olmasa ne yapardım hiç bilemiyorum.

Pamuk akşam ille de lahmacun istedi, tabii aldık. Bir güzel yedik ve hain Derviş hepimizi ayı gibi yerken çekti. Ahanda, kanıtlar.


Zottik'in böyle iştahla yediğini katiyen sanmayın, numaradan ağzını açmış, elini de ağzına götürmüş. Kendisi 1 ısırık tostu 39 kez çiğneyerek hem beni ifrit etmekte hem de dünya rekoru kırmaya çalışmaktadır. Mübarek ekmeğin hepsini ısırmış sanki de 39 kez çiğniyor.
Ve bu ızdırap hergün 3 öğün! Allah iştasız çocuk annelerine sabır versin!!

Tabii bu kadar tıkındıktan sonra hepimize bir rehavet çöktü. Rahmetli babacığımın bir lafı vardı.
"Ayı demiş ki yavrularım doğdu doğalı bir duru su içemedim" İşte bunun kanıtı. Yatacaksın ama tepene 2 tip! Allah hep bunları dibimden ayırmasın inşallah! Hele oğluşum ne de güzel yatmış karnıma:)

Biraz dinlendik, sonra İdil hanımın "Anne benle oyna" yalvarmasına hiç halim olmadığından son anda aklıma gelen makyaj yapma oyunu ile geceyi sonlandırdık.




 Zottik bana makyaj yaptı, Derviş'in yorumu "Şahtı, şahbaz oldu"!:)D
T-shirt'ün yakasından çıkan o beyaz sargıda portun üstüne yapılan pansumandır, başka birşey sanmayın.


 Ama benim zottiğe yaptığım makyaj çok şahane oldun. Anam da mı makyajcıydı bea!!!
 


17 Ocak 2014 Cuma

Tren, aksesuar aşkı ve biz

Dün son kemoterapiydi ancak Herceptin tedavisine 11.ay sonuna kadar 3 haftada 1 devam edilecek ki bu da serumla beraber veriliyor, 3.5 -4 saat sürüyor, alerji yapıyor, çarpıntı ve terleme yapıyor vs vs vs..
Dün gece Derviş ve İdil Tsubasa seyrederken evde tren yaptılar. İdil ve Potuk benim kucağımda, Derviş onların önünde, tam bir tren gibiydiler.


Potuk'un uyku keyfi ise yine tam gazdı. Bu sefer İdil'in ayakları üstünde uyuklamaya çalışıyor.
Ve gecenin moda olayı, aksesuarlar ve ailemiz temalı çalışmamızdan kareler.
 Kaş ve kirpikleri de sayıyla belirtilebilecek kadar az anne.
 Evin kralı Derviş baba



 Anne- kız keyfi, burda anneannenin tabiriyle- vaktiyle süslü bir gayrımüsli komşunun adıyla anılan ve ailemizde süslü anlamına gelen - Mumuka tacı.
Eh, evin kraliçesi kim o da belli olsun değil mi?